Biostimülasyon, kişinin kendi kanından elde edilen plazmalar ile, cildin kendi kendini yenileme ve onarım mekanizmalarını harekete geçirmeyi hedefleyen, cerrahi işlem gerektirmeyen bir medikal estetik yöntemidir.
Bu uygulamada cilt altına kişinin kendi kanından elde edilen PRGF sıvısına kalsiyum hidroksiapatit, poli-L-laktik asit veya polinükleotidler eklenerek elde edilen biyostimülan içerikler enjekte edilir. Bu maddeler dolgu uygulamalarındaki gibi, cilde yabancı bir madde enjekte ederek hacim vermek yerine, cildin kolajen ve elastin üretimini yeniden aktive etmesini sağlar. Böylece cilt daha sıkı, daha canlı ve doğal yollarla gençleşmiş bir görünüm kazanır.
Buradaki amaç, dışarıdan dolgu ile yapay bir hacim oluşturmak değil; cildin kendi biyolojik süreçlerini harekete geçirerek daha doğal ve kalıcı bir gençleşme sağlamaktır. Değerlendirme sırasında kişinin cilt yapısı, yaşlanma belirtileri ve estetik beklentileri birlikte ele alınır; uygulanacak içerik ve seans planı kişiye özel olarak belirlenir.
Uygulama 30-45 dakika sürer ve aynı gün rutin hayata dönülür.
Ciltteki canlılık ve sıkılaşma etkisi birkaç hafta içinde fark edilmeye başlar.
En belirgin sonuçlar genellikle 2–3 ay içinde ortaya çıkar.
Metabolizmaya göre değişmekle birlikte, 12-18 ay sürer.
Biostimülasyon, ciltte elastikiyet kaybı, ince kırışıklıklar ve canlılığın azalmasından şikâyet eden kişilerde hekim değerlendirmesiyle planlanabilir. Özellikle yüz, boyun, dekolte ve eller gibi yaşlanma belirtilerinin daha belirgin görüldüğü bölgelerde tercih edilir.
Buradaki amaç, kişinin doğal görünümünü koruyarak cildin kendi kolajen ve elastin üretimini yeniden aktive etmek ve daha sıkı, daha sağlıklı bir doku elde etmektir. Uygulama kararı verilirken cilt yapısı, yaşlanma düzeyi, beklentiler ve varsa eşlik eden sağlık durumları birlikte değerlendirilir; böylece kişiye özel bir planlama yapılır.
Ayrıca işlem, cerrahi müdahale gerektirmeden minimal invaziv bir yöntem olarak, kişinin günlük yaşamına hızlı dönüşünü destekler.
Kolajen ve elastin üretimini artırarak daha sıkı, canlı ve genç bir görünüm sağlar.
Güneş ve yaşlanma etkileriyle yıpranan bu bölgede cilt dokusunu yeniler ve parlaklık kazandırır.
Yaşlanma belirtilerini hafifleterek, daha sağlıklı ve genç bir görünüm elde edilmesini sağlar.
İnce kırışıklıkları ve gevşekliği azaltarak daha pürüzsüz ve dengeli bir görünüm kazandırır.
İnce çizgileri ve yorgun görünümü azaltarak daha dinlenmiş bir ifade sağlar.
Cilt dokusunu destekleyerek kırışıklıkların görünümünü hafifletir.
Hayır, dolgu doğrudan hacim kazandırırken biostimülasyon cildin kendi kolajen ve elastin üretimini uyararak doğal bir sıkılaşma sağlar.
Evet, uygulama minimal invazivdir ve genellikle kısa süreli kızarıklık dışında günlük yaşamı etkilemez.
Genellikle 30 yaş ve üzeri, elastikiyet kaybı ve ince kırışıklıkları belirginleşen kişilerde tercih edilir; ancak hekim değerlendirmesiyle daha genç yaşlarda da uygulanabilir.
Biostimülasyon cildin kendi yenilenme sürecini tetikler; bu etki uzun süreli olsa da yaşlanma devam ettiği için belirli aralıklarla tekrarlanan seanslarla sonuçların korunması önerilir.
Evet, mezoterapi, botoks veya dolgu gibi işlemlerle kombine edilerek daha kapsamlı ve dengeli sonuçlar elde edilebilir.